Hamilelik Dönemi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hamilelik Dönemi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Haziran 2013 Salı

Hamilelikte 29. Hafta

Şuana dek geçirdiğim en güzel hamilelik haftasıydı.
Sakin, morali yüksek, bel ağrısız, mide bulantısız, kusmasız...
Dinlenişlerimin de etkisi var sanırım.

Hafta sonu evimizde misler gibi geçti.


Cumartesi günü tombişim (babam) ve Nurgül Ablam geldiler. Kardeşim de İstanbul'daydı ancak Gezi Parkı protestolarına katıldığından gelmedi. Babamın da bundan mütevellit morali bozuktu, ya gözünden vurulursa, ya kulağı parçalanırsa, ya yakınlarında bir terörist varsa bu da yakınlarındaysa bizimki de göz altına alınırsa... Uuuuuuuuh uuuuuuh ne senaryolar ne senaryolar. Sanırım bu tip konulardaki kaygılarını anne olduğumda daha iyi anlayacağım.






İş çıkışı eve geldik ve sevgili kocam Kenan, evimizi süpürdüüüüü, sildiiiiii, Azra kuşumun da gönlünü yaptı, onunla birlikte havuza indi. Bende onları balkondan izleyebildim onlarla birlikte havuza inemedim, çünkü güneşte 10-15 dakikadan fazla durduğumda resmen elim ayağım titriyor halsizlikten düşecek gibi hissediyorum. Onlara havuz kenarında katılma sürem hazırladığım sandviçleri bitirmeleri kadar; o kadarcık yani.





Nurgül Ablam yemek yaptı, kuruyan ve ütülenmeyi bekleyen çamaşırlarımı ütülerken bende etrafta toplanacak yerine kaldırılacak çamaşırlar eşyalar vs vardı onları yerleştirdim, arada Nurgül Ablamın,
-Fattooooooşşş!!! Yatsanaaa! Dinlenseneee! Ben yaparım! uyarılarıyla. E ama birisi yanımda iş yaparken ben vicdan azabı duyuyorum, gönül rahatlığıyla yatamıyorum. :(



Sonra bi 5 çayı demledim; yanında peynir,zeytin, minik poğaçalar, domates, balkondan koparılmış maydonoz. Misss!

Akşam menüsünde köfte! Köfteyi gündüz yoğurup dinlenmeye bırakmıştım, Kenan da şekillerini verdi, eliyle kıymayı yayıp küçük su bardaklarıyla kurabiye kalıbı kullanır gibi köftelere şekil verdi, e standart olmalıymış, bizim yaptığımız köfteler o anki moralimize göreymiş. Babam bişey dermiş Nurgül ablamın hoşuna giderseo köfte büyük olurmuş, KEnan bişey dermiş ben kızarsam o köfte küçük olurmuş:) hahaha! güldürüyo bu adam beni!  Neyse, fırında bi güzel pişirdik. Mmmmm! Çok güzel oldu.

Akşamında çay demleme, sohbet, balkonda kahve keyfi yapma isteği ama sivri sineklerden yapamayıp içeri geri dönme derken bitiverdi cumartesi ve babamlar gitti, Azra kuşum uyudu.. Bizde uyuduk...

Pazar gününüysee sessiiiiiz sakiiiiiiiin huzurluuuuuuu  evimizde geçirdik.

Ailemi seviyorum!

28 Mayıs 2013 Salı

Gilaboru Deneyimi,Hamilelikte Yaşanan Sıkıntılardan Biri; Böbrekte Kum


Hamileliğinin 28. haftasındayım, 18 Mayıs Cumartesi  günü karnımın ağrısından doğrulamadığım bir gündü..
Cuma günü başlayan sancılarımı; idrara çıkarken yaşadığım sıkıntıyı şimdi hatırlamak bile istemiyorum. Normalde hastalıklar karşısında ilaç almadan olabildiğince savaşmak taraftarıyım ki hamilelikte zaten ilaç kullanmak zaruret halleri dışında yasak; durum böyle olunca doktora gitmeden sabredebileceğim noktaya kadar bekledim ancak dayanılmaz hale gelince ki Kenan defalarca doktora götüreyim? diye başıma geldi sağolsun :) 
_dayanamıyorum, gidelim doktora dedim ve hastaneye gidiş tahlil, nst, hastaneye yatış, serum takılması, antibiyotik kullanım süreci derken bugüne geldim.
Taş düşürmüş olabilirmişim, kum döküyor olabilirmişim .... 
Şimdi antibiyotik kullanmaya devam ediyorum, bunun yanı sıra doktorun defaatle tekrarladığı şuydu; 
GÜNDE en az 2.5 litre su içerek kumu vücudundan uzaklaştıracaksın. 

Bildiğimiz şeyleri uygulamıyorsak nerde kaldı bizim "insan"lığımız...

Kenan, canım kocam,  hastalandığım zamanlarda da sağlığımda bir sorun olmadığında da ihtiyaçlarıma karşı duyarlıdır. Yine öyle duyarlı davrandı; hastalığımla ilgili ne yapılması gerekir, nelere dikkat etmeliyim, ne yemeli ne içmeli öğrenip bana bildirdi. Ayrıca, Gilaboru diye Kayseri'de yetişen bir bitki varmış, internetten vermiş siparişi getirtmiş akşam da bir güzel suyunu içirdi bana...  Tertemiz, genetiğine dokunulmamış, Allah'ın yarattığı orijinalliğini koruyan, tipi de çok güzel olan bir meyve. Daha geniş bilgi için tık :)


Gilaborunun faydaları şöyleymiş;


• Kramplara kas gerginliklerine iyi geliyormuş.Hamilelik sürecinde erken doğumu da engelliyormuş bu bitki.  
• İdrar yollarını temizliyor taş varsa taşı eritiyor kum varsa döktürüyor...
• Ödemi atmaya , yüksek üreyi düşürrmeye yardımcıymış.
• Safra taşlarını erimesine faydalıymış, karaciğeri desteklermiş.
• Prostat rahatsızlığına iyi gelirmiş


Her gün içirecekmiş bana suyunu sıkıp sıkıp! 
Bu meyvenin ve meyve suyunun tadını ben çok sevdim...

Bu arada 26. Hafta kontrole gittiğimde bebeğimiz 1080 gramdı :) yaramaz :) içimde kıpır kıpır edip duruyor, hareketleri artık dışarıdan belli oluyor. çok merak ediyorum onu.

İsim konusunda hala kararsızım.

Güneş, Gözde, Duru, Işık, Işıl..... Bakalım ne olacak...

20 Mart 2013 Çarşamba

Hamilelikte 18. Hafta

Dün kontrole gittim. Hamileliğimin 18. haftası. 

Doktor bebeği gösterdi, 250 gram olmuş, anneniz ve eşiniz size iyi bakmış dedi :)

Artık midem sadece sigara kokusu duyduğumda bulanıyor .

Sanırım karnımda arada hissettiğim minik dokunuşlar, bebeğin hareketleri! Sanki içerden birisi hafifçe dürter gibi, içimde arada titreşim olur gibi! Ne tatlı bi his. 

Geçen gün rüyamda bebeği gördüm.

Yatağımızda bembeyaz bir çarşaf serili, ben kendi kendime doğuruyorum. O kadar kolay oluyor ki! Acısız sancısız. Adı üstünde rüya :) İçimden uçuk yeşil pijama giymiş, pijama göğsünün altına kadar çekilmiş :) simsiyah kıvırcık saçları olan bembeyaz yüzlü pembe yanaklı bir kız çocuğu çıkıyor. O kadar tatlı ve sevimli ki!!!Oturuyorum yatakta ve ona diyorum ki;

-Len! Güneş sen misin! Gel tanışalım seninle! Ne tatlısın! 

İçim mutluluk doluyo, onu gördüğüme seviniyorum, tanıştığımıza da memnun oluyorum. Kahkaha atıyorum.

Sabah mutlu uyandım.

6 Şubat 2013 Çarşamba

Hamilelikte 13. Hafta

İÇİMDE İNSAN VAR

Hamilelik hakkında söylenenler daha önce bir kulağımdan girmiş diğerinden çıkmış sanki ve ben hiç bir hamile kadının halini anlayamamışım. Midem bulanıyor dediğinde nasıl olduğunu bilememişim mesela, nasıl uyuz bir bulantı olduğunu... Telaşlarını bilmemişim. Gelecek kaygılarını dinlemişim de algılayamamışım. Korkularından bahsederlerken gereksiz olduğunu bile düşünmüşüm. Çoğu tecrübenin kendisi başka söylentisi başka...

Hamilelikten önce hamilelik döneminin çok çok romantik bir dönem olduğunu sanırdım. Aman ne romantikmiş :) Mide bualntıları, kusmalar, baş ağrıları, bel ağrıları.. Şimdi henüz bir çocuğum olmadığı için yaşadığım şeyler ona değermiş diye düşünemiyorum.

Koca bir merak. Acaba ağzı nasıl, burnu nasıl? Ayaklarımı kurularken düşünüyorum; ayakları benim ayaklarıma mı benziyor babasınınkilere mi? Karakteri nasıl , kime benzeyecek ve elbette bizden öğrendiklerinden bağımsız bir karakteri olacak, işte o nasıl olacak?

Yarın kontrol var. İkili test zamanı geldi. Down sendromlu mu değil mi? Organları yerinde ve orantılı mı? Kısacası herşey yolunda mı testi... Aklımın bir kenarında korkular. Rüyama bile girdi. Doktora gitmişim, hani muayene koltuğu var ya ona oturmuşum, bayıltmışlar beni. Uyandığımda masanın üzerinde ameliyat aletleri, küçük bir kavanozun içinde benim bebeğim. Kızmış cinsiyeti. Üzülüyorum ve çok da sinirleniyorum. "Neden bana sormadan aldınız?" "O aslında hasta değil siz bilemediniz, henüz kesinleşen bir şey yoktu! Ben onun yaşamasını isteyecektim belki de!! Adıma karar veremezdiniz!!" diye bağırmadan ama sert sert doktora çıkışıyorum. Bebeğe bakıyorum, çok da güzelmiş canım benim diyorum... Kaygılanmamak mümkün  mü, kaygı nasıl sıfırlanır tekniği var mı bilmiyorum ama sanırım düşünceleri kovmakla başarabiliyorum ama bilinç altı al işte burdayım diyor rüyalarla...

Aman da karnımı seveyim, benim bebeğim mi geliyormuş ah ah ah! diyemiyorum, çünkü gece uykumdan bile mide bulantısıyla uyanıyorum.

Bazen birden çığlık atasım geliyo, kocaman bir mucize! İçimde insan var!!!!!!! İçimde insan var!!!! diye. İnanamıyorum. 20-25 gram ağırlığında bir insanın insülin salgıladığına inanamıyorum!